Üçlü Tarama Testi Nedir, Ne Zaman Yapılır?

Gebelik süreci hem anne hem de bebek için çeşitli komplikasyonları içerisinde barındıran karmaşık ve yorucu bir süreçtir. Gebelik süreci boyunca ortaya çıkması muhtemel tüm sağlık sorunlarının erken dönemde tespit edilmesi, anne ve bebek sağlığını kontrol altında tutmak için son derece önemlidir. Bazı komplikasyonlar, altta yatan farklı hastalıkların belirtisi olabilir. Bu nedenle gebelik sürecinin başından itibaren hekimin belirlediği düzenli gebelik kontrollerinin aksatılmaması, zamanında yapılması ve sonuçların kayıt altında tutulması gerekir. Yapılacak olan ikili ve üçlü tarama testlerinin zamanı değişmese dahi, her hekim her hastaya aynı rutin kontrol sürecini uygulamaz. Bu noktada birçok farklı kıstas ele alınır ve her anne adayına özel bir süreç yönetilir.

Çeşitli tarama testlerini içerisinde barındıran üçlü tarama testi hem bebek gelişiminin takibini sürdürmek hem de gebeliğin anne üzerindeki etkilerini gözlemlemek amacıyla belirli aralıklarla gerçekleştirilen testlere verilen isimdir. Anne ve bebek, üçlü tarama testi ile sistematik bir şekilde değerlendirmeye alınmaktadır. Bu bağlamda gebelik süreci ile doğum ve doğumdan sonraki süreçte meydana gelebilecek herhangi bir sağlık sorununa karşı erken tanı yapılır ve gerekli önlemler alınır.

Özellikle Down sendromu gibi kromozom temelli sorunların önceden tespit edilmesi için üçlü tarama testinin aksatılmaması son derece önemlidir. Olası bir Down sendromu tespiti için üçlü tarama testinin önemi, böyle bir durumla karşılaşıldığında gebelik ve doğum sürecinin en iyi şekilde geçirilmesi noktasında karşımıza çıkar. Özellikle son dönemde, bebekle ilgili meydana gelebilecek herhangi bir hastalığın önceden tespit edilmesi, çiftlerin tekrar bebek sahibi olma konusundaki isteklerini yönlendirmektedir.

Üçlü Tarama Testinin Önemi

İlk uygulanmaya başlandığı süreçte üçlü tarama testi, yalnızca olası bir Down sendromunu önceden saptamak amacıyla kullanılmıştır. Günümüzde ise üçlü tarama testi sayesinde trizomi 18, trizomi 21 gibi kromozom anomalilerinin tespitinin yanı sıra bebeğin gelişimini ciddi anlamda olumsuz etkileyecek nöral tüp defektleri de tespit edilmektedir. Genetik hastalıkların tespit edilmesinin yanı sıra üçlü tarama testi sayesinde bebekle ilgili birçok farklı sağlık sorununun da önceden tespit edilmesi ve buna uygun önlemlerin alınması mümkündür. Bu bağlamda yapılan araştırmalar, üçlü tarama testinin önemini ortaya koymuştur.

Üçlü tarama testi ile tespit edilebilen ve erken dönemde önlemlerin alınmasını sağlayan bir diğer durum da gebelik zehirlenmesidir. Gebelik zehirlenmesi, annenin kan basıncında ani artış yaşanmasıyla birlikte başta böbrek olmak üzere diğer organların da fonksiyonlarının bozulmasını meydana getirir. Bu durum, plasentaya giden kan akışının azalmasına sebep olarak bebekte dolaşım bozukluğuna neden olur ve çeşitli sağlık problemleri ortaya çıkar. Organ kaybı ve daha uç noktada ölüme sebebiyet verebilecek bu tür komplikasyonların testlerle önceden tespit edilmesi ve buna bağlı önlemlerin alınması için üçlü tarama testi büyük önem arz eder.

Üçlü tarama testi ile ilgili son yapılan araştırmalar, bebekte görülebilen bir gelişim bozukluğu olarak adlandırılan IUGR ve buna benzer bozuklukların erken dönemde tespit edilebildiğini ortaya koymuştur. Aynı zamanda “diabetes mellitus” adı verilen ve annenin yaşı ile birlikte değerlendirmeye alınan unkonjuge estriol, hCG ve AFP seviyelerinin kontrolleri de üçlü tarama testi ile sağlanabilir.

Üçlü Tarama Testi Nasıl Yapılır?

Üçlü tarama testi, öncelikle anneden kan alınmasıyla başlar. Alınan bu kanla hedeflenen, total beta-human koryonik gonadotropin, unkonjuge estriol ve alfa-fetoprotein değerlerinin ölçülmesidir. Ardından gebelik haftasına uygun olarak bu değerler, medyan değerlerle bölünerek Multiple of Median birimine dönüştürülür ve değerlendirmeye alınır. Bu değerlendirme sürecinde kan örneğinin alındığı gebelik haftasının kaçıncı hafta olduğu, annenin yaşı, kilosu, sigara kullanıp kullanmadığı ve daha birçok kıstas birlikte ele alınıp değerlendirilir. Sigara kullanımı bu anlamda önemli bir faktör olarak karşımıza çıkar. Anne adayının sigara kullanıyor olması ve bunu hamilelik sürecinde de devam ettirmesi, bebek için son derece tehlikeli ve çeşitli komplikasyonları meydana getirecek etkide olabilir. Anne adayı sigara kullanıyor olsa dahi hamilelik sürecinde sigara kullanılması kesinlikle yapılmaması gereken bir olgudur. 

Üçlü Tarama Testi Ne Zaman Yapılır?

Hekim tarafından belirlenen günlerde düzenli olan yapılan üçlü tarama testinden net bir sonuç almak için kan içerisinde bulunan total beta-human koryonik gonadotropin, alfa-fetoprotein, ve unkonjuge estriol değerlerinin en doğru zaman içerisinde ölçülmesi gereklidir. Tarama testleri bazı kıstaslara bağlı olarak gebeliğin farklı dönemlerinde birbirinden farklı yöntemlerle uygulanabilir. İlk üç ay içerisindeki dönemde yapılan ikili testler, pek çok komplikasyonun tespitini sağlasa dahi ileriki dönemde üçlü tarama testinin yapılması ve durumun tekrar değerlendirilmesi kesinlikle gereklidir. Üçlü tarama testi, ikinci trimester (gebeliğin ikinci üç aylık süreci) döneminde gerçekleştirilen testler arasındaki dönemde uygulanır. Bu süreç genel olarak gebeliğin 16. ve 18. haftalarına denk gelir.

Üçlü Tarama Testinin Yüksek Çıkması Hangi Anlamı Taşır?

Unkonjuge estriol değerinin düşük, beta-human koryonik gonadotropin (hCG) ve alfa-fetoprotein (AFP) değerlerinin yüksek olması, nöral tüp defekti veya kromozom anomalisinin bir belirtisi olabilir. Alfa-fetoprotein (AFP) değerinin yüksek değerde olması her zaman nöral tüp defekti ve kromozom anomalisinin meydana gelmesi demek değildir. Bu durumda genel olarak gebelik hipertansiyonu, düşük doğum, fetal distres, oligohidramnios, fetal/neonatal ölüm ve intrauterin gelişim geriliği (IUGR) gebelerde daha sık rastlanılan komplikasyonlardandır. Kanda hCG düzeyinin yüksek çıkması, gebelik hipertansiyonunun en belirgin işaretlerindendir ve erken dönemde mutlaka tespit edilmesi gerekir. Bunun yanı sıra unkonjuge estriol değerinin düşük olması da gebelik dolayısıyla hipertansiyon belirtilerindendir.

Üçlü Tarama Testi Yaptırması Gereken Öncelikli Gruplar

Gebelik süreci içerisinde olan her annenin mutlaka ikili ve üçlü tarama testi yaptırması gerekir. Bir de üçlü tarama testi yaptırması kesinlikle gerekli olan öncelikli gruplar vardır. Bunlar:

  • Gebelikte kullanılmaması gereken ilaçları kullanmış olanlar,
  • Yüksek radyasyona maruz kalanlar,
  • Diyabet hastalığına sahip olanlar,
  • 35 yaş üstü anneler,
  • İkili tarama testi sonuçlarında risk bulunanlar.

Üçlü Tarama Testi Ne Kadar Güvenilir?

Üçlü tarama testinin kesinliğini engelleyen bazı faktörler mevcuttur. Bunlar genellikle anne adaylarının verdikleri yanlış bilgilerden kaynaklanır. Örnek olarak yaş, kilo, mevcut gebelik haftası ve son adet kanaması tarihi gibi bilgileri sıralayabiliriz. Bilinmelidir ki üçlü tarama testi önemli bilgiler verse de Down sendromu ihtimali yüksek çıkan bebeklerin oldukça sağlıklı bir şekilde dünyaya geldiği, hiçbir risk tespit edilmeyen bebeklerin ise doğumdan sonra farklı komplikasyonlarla karşılaştığı görülmüştür. Bu konuda en doğru yorumu yapacak olan, kişinin doktorudur. Tüm sürece hâkim olan doktor, en doğru bilgi ve yönlendirmeleri gerçekleştirir.

Problemli bir bebek dünyaya getirmekten çekinen anne ve baba adayları, doğumdan önce yapılan testlerle kesine yakın sonuçlar alıp kürtaj yoluna başvurabiliyorlar. İşte tam da bu noktada ikili ve üçlü tarama testlerinin önemi yadsınamaz. Prof. Dr. Selahattin Kumru kliniğinde yaptıracağınız üçlü tarama testi ile kesine yakın sonuçlar alıp gebelik hakkındaki kararlarınızı yönetebilirsiniz. Bu bağlamda kliniğimiz, son teknoloji tıbbi cihazlarla hizmet vermektedir. Üçlü tarama testi yaptırmak için ilgili iletişim kanallarımızdan bizlere ulaşabilir ve randevu alabilirsiniz. 

Önceki yazımıza https://www.selahattinkumru.com/rahimde-polip-nedir/ linkinden ulaşabilirsiniz.

"

2020, Prof. Dr. Selahattin Kumru. Tüm Hakları Saklıdır. Web Tasarım