Plasenta Previa Nedir?

Plasenta Previa, plasentanın rahim ağzını kapatması durumuna verilen isimdir. Bilindiği gibi, plasenta, döllenmiş yumurtadan özelleşmiş bazı hücreler tarafından oluşturulan, rahim duvarına tutunan ve annenin aldığı besinleri ve oksijenin bebeğe geçişini, bebeğin metabolik atıklarının da annenin dolaşımına geçişlerini sağlayan, anne karnındaki fetus için hayati bir organdır.

Gebelik boyunca sağlıklı bir şekilde oluşması ve çalışması gereken plasenta, bebeğin doğumundan sonra da dakikalar içerisinde rahim duvarından tam olarak ayrılmalı ve atılmalıdır. Normal gebeliklerde plasenta rahimin en çok arka duvarına daha az olarak da ön, yan duvarlar ya da yukarı kısmına yerleşir. Rahim ağzına yakın yerleşen ya da rahim ağzını kısmi ya da tam olarak kapatacak şekilde yerleşen plasentalar ‘plasenta previa’’ adını alırlar.

Gebeliklerin binde 5 ile yüzde 30’una kadar varan sıklıklarda (risk gruplarına göre sıklığı değişir) plasenta previa görülmektedir. Plasenta previa aşağıda

anlatılacağı şekilde anne ve /veya bebek hayatını tehdit edebilecek bazı sorunlar için risk oluşturduğundan plasenta previa olguları yüksek riskli gebelik

olarak tanımlanırlar ve normal rutin gebelik ve doğum için yeterli olan koşullar ve birikimler plasenta previa olgularında yeterli olmayabilecektir.

Plasenta-Previa-ve-Tipleri

Şekil 1. Plasenta Previa ve Tipleri

Plasenta Previa Neden Oluşur?

Plasenta previa için risk faktörleri genellikle rahimin daha önceden geçirilmiş ve rahim içine hasarlanmaya neden olduğu düşünülen durumlardır. Önceden geçirilmiş doğumlar, geçirilmiş sezaryen ameliyatları (her bir sezaryen ile risk daha da artmaktadır), önceden geçirilmiş küretajlar, sigara ve kokain kullanımı, kronik hipertansiyon, çoğul gebelik, plasenta previa için risk faktörleri olarak bilinirler.

Plasenta Previa Tipleri Var Mıdır?

Plasenta previa, plasenta ile rahim ağzının iç deliği arasındaki ilişkiye göre çeşitlere ayrılmaktadır. Plasenta rahim ağzını tam kapatıyor ise ‘plasenta Previa Totalis’ yani tam plasenta previa ası verilmektedir. Rahim ağzını tam değil de kısmen kapatıyor ise ‘plasenta previa subtotalıs’’ ya da parsiyel plasenta previa adı verilmektedir. Plasenta, rahim ağzına kadar gelip rahim ağzı deliğini hiç kapatmıyor ise ‘plasenta previa marjinalis) adı verilmektedir.

Plasenta rahim ağzına ulaşmadığı halde rahim ağzının iç deliği ile arasındaki en geniş mesafe 2 cm.’nin altında ise de ‘’low lying plasenta’ başka bir ifade ile aşağı yerleşimli plasenta olarak adlandırılmakta. Son zamanlarda rahim ağzının iç deliğini kapatanlar, iç deliği kapatmadığı halde buraya 2 cm ve daha az mesafeye kadar uzayanlar olarak iki grubu ayırma, diğerlerine de (rahim ağzından 2 cm’den uzaktaki tüm plasentalar) normal yerleşimli plasenta önerileri de mevcuttur.

Plasenta Previa Tanısı Nasıl Konulur?

Plasenta Previa tanısı hastanın klinik bilgilerine ilave olarak genellikte ultrasonografi ile yüzde yüze yakın doğrulukla konulabilir. Plasenta previa olgularının çoğu gebeliğin başından itibaren kanama şikayetlerine sahiptir. Kanamalar taze kırmızı ve öngörülemez kanamalardır. Ultrasonografik değerlendirmede plasenta ile serviks yani rahim ağzı iç deliği arasındaki ilişki çoğu zaman rahatça değerlendirilebilir ve tanı konulur. Nadir durumlarda ultrasonografi yeterli olmayabilir ve manyetik rezonans görüntüleme gerekebilir. Bu şekilde plasenta previa tanısı konulur. Burada dikkat edilmesi gereken önemli bir husus gebelik haftasıdır.

Gebeliğin ilk yarısında plasenta previa tanısı alan gebelerin bir kısmında gebelik haftası ilerledikçe ve rahim büyüdükçe, pasenta da yukarıya doğru gidecektir. Dolayısıyla gebeliğin başlarında plasenta previa tanısı alan olguların bir kısmı, ilerleyen dönemde plasenta previa olmaktan çıkabilir. O nedenle gebeliğin erken dönemlerinde plasenta previa tanısı konulurken temkinli olunması ve gelecekteki süreç ile ilgili ayrıntılı bilgi verilmesi uygun olacaktır.

Plasenta Previa-ultrason-goruntusu
Plasenta-Previa-ultrason

Şekil 2. Plasenta Kendi tanı koyduğumuz Plasenta Previa olgusunda tanı alanında transvaginal ultrasonografi (a) ve doppler ultrasonografi bulguları. (b) Ultrasonografide plasentanın rahim arka duvarından ön duvara ve rahim ağzı iç deliğini tam kapatarak geçmesi (a) ve renkli doppler ultrasonografide plasentanın rahim duvarının içine derinlere ve hatta idrar torbasına doğru ilerlemesi/plasenta akreata spektrumu (b) PL:Plasenta CX:Serviks

Plasenta Previa Nasıl Tedavi Edilir?

Plasenta previa olgularında yönetim, gebelik haftası, plasenta previa ile ilgili tablonun ne kadar gürültülü olduğu (kan kaybı, anemi, kan transfüzyonu ihtiyaç), bebeğin durumu, plasenta previanın tipi ile ilişkilidir. Gebelik boyunca kanama oluşturmamış, rahim ağzına sadece yakın bulunan ve doğum kanalını kapatmayan bir plasenta previa olgusu ile gebelik boyunca kanama yapmış, zaman zaman anneye kan verilmesi ihtiyacı oluşturan plasenta previa totalis olgusunun yönetimi farklı olacaktır.

Plasenta previa olgularında doğum kararı previanın tipi, tablonun kanamalı gürültülü olup olmadığı, annenin ve bebeğin durumu, hastanın yaşadığı yerin tam teşekküllü hastaye yakın/uzaklığı vb pek çok faktör göz önüne alınarak verilir. Plasenta previa olgularında sezaryen ameliyatı, diğer nedenlere bağlı sezaryen ameliyatlarından daha farklı özellik ve risklere sahiptir. Plasenta previa olgularının doğumları, hem deneyimli ekibin (perinatoloji, neonatolıji, reanimasyon gerekirse üroloji vb uzmanları), hem de tam teşekküllü hastanesi koşullarının (kan ve kan ürünleri ile gerekli ilaçların kolaylıkla bulunabileceği anne ve bebek için ihtiyaç olursa yoğun bakım koşullarının olduğu merkezlerde yaptırılmalıdır.

Plasenta previa olgularında erken doğum daha sık görüldüğü için erken doğum kararı verilirse ve fırsat olursa bir taraftan akciğer gelişimi, diğer taraftan da serebral palsiyi önlemek, yenidoğan bebeğin nörolojik fonksiyonlarının zarar görme riskini azaltmak için tedbirler alınmalıdır. Plasenta previa ameliyatlarında kanama diğer sıradan sezaryenlere göre daha çok beklenmelidir. Bu nedenle bir taraftan olası kanamalara karşı kan hazırlığı eksiksiz yapılırken, diğer taraftan da operasyon sırasında kaybedilen kanı en aza indirgeyecek şekilde en doğru kararlar en hızlı şekilde verilerek, hızlı ve özenli davranmak hem anne ve bebeklerin kaybedilme riskini hem de sakatlıklar ya da istenmeyen sonuçları en aza indirgeyecektir.

Akılda tutulması gereken husus şudur ki plasenta previanın kendisi öldürücü değildir. Öldürücü olan plasenta previaya eşlik eden doğum öncesi ya da sonrası kanamalardır. En az kanama, kaybedilen kanın en hızlı şekilde yerine konulması ve ihtiyaç halinde gerekebilecek diğer uzmanlık anlarına sahip doktorların hazır ve ulaşılabilir olmaları, hem ölümcüllük hem de sakatlık risklerini en aza indirgeyecektir