İdrar Kaçırma (Üriner İnkontinans) Nedir?


Kadınlarda istemsiz idrar kaçırma oldukça sık görülen bir sorundur. Kadınların %25 ile 45’inin öksürürken ya da hapşırırken idrar kaçırdığı rapor edilmektedir. Kadınlarda idrar kaçırma bu kadar yüksek sıklıklarda görülmesine rağmen idrar kaçırma şikayeti ile başvurular bundan daha az görülmektedir. İdrar kaçırma şikayeti ile başvuruların bu kadar sık olmamasının nedeni ya insanların bu durumu yaşlılık ile ilgili normal bir süreç olarak görüp tedavi için arayışa girmemeleri ya da tedavisinin olmadığını düşünerek çaba harcamamaları olarak görünmektedir. İdrar kaçırma şikayetinin ayıp gibi karşılanacağı endişesi de idrar kaçırma sorununun saklanmasında önemli bir neden olarak görünmektedir. Nitekim pek çok hasta kadın hastalıkları ve doğum muayenesi sırasında bile bu yakınmadan bahsetmemekte ancak idrar kaçırma şikayetinin olup olmadığı sorgulanınca durum anlaşılmaktadır.

İdrar Kaçırma Neden Olur?


İdrar böbreklerde yapıldıktan sonra üreter adı verilen kanallar ile idrar torbasına birikir. İdrar torbasında idrar birikimi belli bir seviyeye ulaşınca idrar torbası (mesane) içindeki basınç belli bir seviye dolgunluk oluştuktan sonra artmaya başlar. Artan basınç belli bir düzeye ulaşınca da beynimize mesaneden uyarılar gider ve idrar torbasının dolduğu ve boşaltılması gerektiği hususu beyine aktarılır. Bu aşamada eğer uygun koşullar var ise idrar yapmaya gidiler ve mesane içi basıncı daha da arttırılarak (mesane kasının kasılması ve ıkınma), mesane çıkışındaki basınç da düşürülerek idrar akışı sağlanır ve idrar torbası boşaltılır. Mesanenin dolu olduğu beyin tarafından algılandığında uygun koşullar yok ise (tuvalete gidememe, uygun ortam bulunmaması vb.) o zaman idrar torbası daha da genişlemekte içerisindeki basınç düşürülmekte ve mesane çıkışındaki basınç arttırılarak idrar mesanede birikmeye devam ettirilmektedir. İdrar yapma işleminin normal işleyişi bu şekilde iken ( istediğimiz zaman idrar yapabilme istediğimiz zaman da idrarı mesanede tutabilme) bazı durumlarda istemsiz olarak idrar dışarıya kaçabilmekte ve bu duruma tıpta üriner inkontinans adı verilmektedir.

idrar-kacirma

İdrar Kaçırma Çeşitleri Nelerdir?

İdrar kaçırma (üriner inkontinans) birden fazla şekilde ortaya çıkabilmektedir. Bunlar:

Stres Üriner İnkontinans (Öksürürken hapşırırken gülerken yani karın içi basıncı artınca idrar kaçırma). Burada sorun karın içi basıncın ani artışı ile birlikte idrar torbasının boynunun da normal pozisyonunu kaybetmesi ve idrar çıkışının istemsiz olarak gerçekleşmesidir. Hastalar öksürürken, hapşırırken, gülerken ve ağır kaldırırken idrar kaçırmaktan şikayet ederler. Sık görülen idrar kaçırma nedenlerindendir ve oldukça etkili tedavi yöntemleri mevcuttur.


Urgency Üriner İnkontinans (Acil İdrar Kaçırma): Yukarıda sayılan idrar kontrolü mekanizmasının bozulmasına bağlı ortaya çıkmaktadır. Kişi idrar torbasının dolduğunu hissettiği anda idrarını boşaltmaya giderken genellikle yolda (tuvalete giderken) idrarını kaçırmaktadır. İstemsiz olarak mesane çıkışında basınç artışı sağlanamamakta ve idrarın içerde bir süre daha kalması için idrar torbasında gevşeme ve basınç düşürülmesi sağlanamamaktadır. Bu durum da sık karşılaşılan idrar kaçırma tiplerinden birisidir.
Mix Üriner İnkontinans: Yukarıda anlatılan iki tip idrar kaçırma durumunun birlikte görülmesidir. Sık karşılaşılan idrar kaçırma tiplerinden biridir.
Overflow Uriner İnkontinans: Mesane kasının (detrusor) sinirsel kontrolu bozulmuştur. Idrar torbası dolmakta ve taşma şeklinde idrar kaçışı meydana gelmektedir. Diğer tiplere göre daha nadir görülen bir idrar kaçırma tipidir.


İdrar Kaçırma (Üriner İnkontinans) Tanısı Nasıl Konur?


İdrar kaçırma tanısının konması hastanın böyle bir şikayetinin olduğunu söylediği anda konmaya başlanır. İdrar kaçırma tanısı muayene sırasında mesane dolu iken hastanın karın içi basıncı artırılarak (öksürme, ıkınma vb.) kesinleştirilir. Bu genellikle stres üriner inkontinansa işaret edecektir. Bu muayene sırasında mesane boynunun hareket edip etmediği de pamuklu çubuk yardımı ile (Q tip test) kontrol edilirse mesane boynunun hareketi hakkında fikir sahibi olunur. Mesane boynu aşırı hareketli (Q testte 30 dereceden fazla hareket) hastaların ameliyattan yarar göreceğini düşündürür. Urgency ya da mix idrar kaçırma ile ilgili tanı için ürodinamik testler de yardımcı olmaktadır. İdrar yolu enfeksiyonu gibi durumlar da idrar kaçırma için risk faktörü olabileceğinden enfeksiyon varlığı açısından da değerlendirme yapmak yararlı olacaktır. Ayrıca idrar kaçırma tipinin tam anlaşılması hala mümkün olmadı ise ürodinamik testler ayırıcı tanıda bize yardımcı olmaktadır.

idrar-kacirma

İdrar kaçırma önlenebilir mi? Tedavisi var mıdır?


İdrar kaçırma için risk faktörü olabilecek durumlardan kaçınılması (Obezitenin önlenmesi, sigara kullanımının bıraktırılması, özellikle zor doğumların önlenmesi, sürekli karın içi basıncını arttıran durumların ortadan kaldırılması) önleyici yaklaşım olarak tercih edilen bir durumdur ve hastalığın oluşumunun önlenmesi her zaman olduğu gibi oluşan bir hastalığı tedavi etmekten daha çok tercih edilecektir. Kegel egzersizleri gibi egzersizler pelvik taban yapılarının güçlendirilmesine ve idrar çıkılı kontrolüne yardımcı olacaktır. Urgency (acil) idrar kaçırma durumlarında ve aşırı aktif mesane varlığında genellikle ilaç tedavileri yarar sağlamaktadır. Stres üriner inkontinans (öksürürken hapşırırken idrar kaçırma) mesane boynu hareketliliği ile birlikte genellikle cerrahi müdahale gereken durumlar olarak karşımıza çıkmaktadır.

İdrar kaçırma ameliyatları nelerdir? Nasıl yapılır?


Stres üriner inkontinansın cerrahi tedavisinde hem vajinal hem de abdominal yoldan yapılan çok sayıda ameliyat yöntemi mevcuttur. Vajinal yoldan yapılan ameliyatlarda genellikle sentetik bir yama idrar torbasının öksürünce aşağıya inen kısmına (mesane boynu) destek olarak konulmakta ve öksürünce aşağıya inmesini engellemektedir. Abdominal yoldan gerçekleştirilen ameliyatlar da aynı mantık ile çalışmakta ve idrar torbası boynunun aşağıya kaymasını engellemek için uygulanmaktadır. Abdominal (Karından) yapılan ameliyatlar hem hastanın karnını açarak (açık cerrahi) hem de hastanın karnını açmadan kamera yardımı ile (laparoskopik, endoskopik) yöntemlerle gerçekleştirilebilirler. Genel veriler vajinal yoldn yapılan idrar kaçırma ameliyatlarında hastaların idrar kaçırma şikayetlerinin tekrarlama riskinin karından yapılan ameliyatlara göre daha yüksek olduğunu göstermektedir. Ayrıca vajinal yoldan yapılan ameliyatlarda kullanılan sentetik yamaların vajen mukozasını eriterek orada erozyon yapma riski de söz konusudur. Bu nedenle biz kendi uygulamalarımızda vajinal yoldan yapılan ameliyatlar yerine abdominal yoldam (karından) yapılan operayonları tercih etmekteyiz. Karından yapılan ameliyatlarda da açık cerrahi yerine kapalı cerrahiyi (laparaskopik cerrahi) tercih etmekteyiz ki laparaskopik cerrahi sonrası hastalar günlük hayatlarına çok hızlı dönebilmektedirler. Ayrıca lapraskopik cerrahi açık cerrahiye göre daha az travma oluşturmakta göreceli olarak minimal invaziv cerrahi olarak değerlendirilmektedir. Hangi hastaya hangi ameliyatın yapılacağı hastanın ve hekimin istişaresi ile karar vermek en doğru yaklaşım olacaktır.

İdrar kaçırma ameliyatlarının riskleri var mıdır?


Her ameliyatta olduğu gibi idrar kaçırma ameliyatlarının da az da olsa beraberinde getirdiği riskleri mevcuttur. Kanama, kesi yerinde enfeksiyon, genel anestezi uygulaması sırasındaki entübasyona bağlı akciğer sorunları ile pıhtı atması vb. genel ameliyat riskleridir. Bu tür ameliyatlara bağlı mesane(idrar torbası) yaralanması, üreter (böbreklerden idrar torbasına idrar getiren kanallar) yaralanması, üretra (idrarın idrar torbasından dışa akıtılmasını sağlayan kanal) yaralanması, işlemden sonra idrar yapmakta zorluklar, operasyon bölgesinde dolgunluk ve gerginlik, bazen istemsiz idrar kaçırmanın devam etmesi (başarısızlık ya da urgency inkontinans başlaması) gibi sorunlar az da olsa bu tür ameliyatlardan sonra ortaya çıkabilmektedir.

İdrar kaçırmanın birden fazla tipi vardır ve bazı tipler için önleyici tedbirler bulunmaz. Bazı tipler için ise pelvik taban egzersizleri, sürekli kabızlık ya da öksürükten kaçınma gibi koruyucu önlemler işe yarayabilir.
İdrar kaçırma bir taraftan kişinin yaşam kalitesini etkilerken, bir taraftan da altta yatan başka bir hastalığın işareti olabilir. O nedenle önemsenmeli, nedeni araştırılmalı ve tedavisi mümkün ise yapılmalıdır.